banner50

banner52

19 Ocak 2018 Cuma

Günde 12 milyon ekmek çöpe gidiyor

Türk mutfağı Antalya’da zirve yaptı!

Birincisi gerçekleştirilen ve Türk mutfağının kalitesinden sunumuna bir çok konunun değerlendirilip tartışıldığı 1. Türk Mutfağı Zirvesi Antalya'da gerçekleşti.

banner46
17 Aralık 2011 Cumartesi 15:35
Türk mutfağı Antalya’da zirve yaptı!
Türk mutfağının kalitesinden sunumuna bir çok konunun değerlendirilip tartışıldığı 1. Türk Mutfağı Zirvesi Antalya'da gerçekleşti.

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu tarafından gerçekleştirilen ve ev sahipliğini Federasyon Başkanı Aykut Yenice'nin yaptığı zirveye Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nükhet Hotar, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, ilgili bakanlık temsilcileri, Gıda Vitrini Yayın Yönetmeni Selami Türkoğlu, Hacı Abdullah Lokantası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Korun ile Türkiye'nin dört bir yanından işletmeciler ve Türk Mutfağı ustaları katıldı.
Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Başkanı Aykut Yenice yaptığı konuşmada Türkiyenin tanıtımında büyük rol alabilecek Türk Mutfağını büyütmenin ve duyurmanın ilk adımı olan zirvenin ev sahibi olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Tüm katılımcılara ve özellikle Ankara'da siyasi arenada biz İzmirlileri büyük özveri ile temsil eden Genel Başkan Yardımcımız Nükhet Hotar'a bizleri bu organizasyondada yalnız bırakmadığı için ayrıca teşekkür ediyorum" dedi.





TÜRK MUTFAĞININ YOL HARİTASI ÇİZİLECEK

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyon Başkanı Aykut Yenice, zirvede elde edilen bilgiler doğrultusunda Türk mutfağının dünyada bir marka olması için bir yol haritası belirleyeceklerini anlattı. Zirveye katılanların fikirlerini alarak belirli bir sentezden geçireceklerini ifade eden Yenice, "Bu konuda bir strateji eylem planı hazırlayarak Türk mutfağının yol haritasını çizeceğiz. Bu plan doğrultusunda yurt dışında da çalışmalar yapacağız. Türk mutfağının dünyada daha fazla tanınırlığını ve etkinliğini harekete geçirmek istiyoruz" diye konuştu.




Federasyon Genel Başkanı Aykut Yenice’nin açılış konuşmasının ardından TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Kültür ve Turizm Bakanlığıı Eğitim ve Araştırma Genel Müdürü Doç.Dr. Ahmet Arı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ali Nural, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar katılımcılara hitaben konuşma yaptılar.

ESNAFA ELEKTRİK İNDİRİMİ

Toplantının açılışında konuşan TESK Başkanı Palandöken, esnafa elektrik indirimi müjdesi verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın esnafa yönelik özel bir tarife çalışması içinde olduğunu aktaran Palandöken, söz konusu çalışmanın son aşamaya geldiğini, iki ay içinde esnafın elektriği indirimli kullanmaya başlayacağını bildirdi. Bu indirimle birlikte esnafın en az yüzde 35-40 kar edeceğini dile getiren Palandöken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın da esnafın yanında çalıştırdığı işçinin sosyal güvenlik primini yüzde 50 düşürmek için çalışma içinde olduğu bilgisini verdi. Bendevi Palandöken, Türk mutfağını da dünyaya tanıtmak için yurt dışında sempozyumlar düzenleyeceklerini bildirdi.




Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ali Nural da, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin tarihi süreç içinde ilişki kurduğu uygarlıklar ve iki büyük imparatorluğun yeme içime geleneğine getirdiği açılımların Türk mutfağındaki çeşitliliğin belirleyici unsurları olduğunu söyledi. Türkiye'de yerel mutfakların özgün etkilerini içinde barındıran çok yönlü bir mutfak kültürü yaşandığını dile getirdi.

ÖNEMLİ BİR ADIM

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nükhet Hotar da yaptığı açılış konuşmasında "İnsanlığın var oluşundan bu yana yeme içme olgusu tüm canlılar için bir ihtiyaçken bu zamanla zorunluluktan çıkmış, kültürlerle sentezlenerek bir sanata dönüşmütür. Türk Mutfağımızın zengin içeriği, Bölgelere göre farklılık gösteren ve her zevke hitap eden damak tadı ile bu gelişen sektörde yerini almaması, ülke sınırları içerisinde sıkışıp kalması bir talihsizliktir. Ben inanıyorum ki bu ve buna benzer organizasyonlar ile İlgili Kurum ve Kuruluşlarında desteği alınarak Türk Mutfağı Dünya sıralamasındaki üçüncülükten birinciliğe yükselecektir. Böylelikle ülkemizde turizm türünün çeşitlenmesine mutfak turizmide dahil edilecek, hem ülke ekonomisine, hem de tanıtımına katkı sağlanmış olacaktır. Bu anlamda mutfak kültürümüzün tanıtımı ve gelişimi için tertiplenen bu organizasyonun önemli bir adım olduğunu belirterek bir İzmirli olan Federasyon Başkanımız Aykut Yenice ve emeği geçen bütün ekibine teşekkür ediyor, hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.




HER YÖNÜYLE TÜRK MUTFAĞI
Antalya’da üç gün devam eden etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panellerin ilkinde; Ahmet Örs, Vedat Başaran ve Osman Serim "Türk Mutfağı'nın Turizm Değeri ve Tanıtımı Bağlamında Sektör İçin Öneriler" konusunu ele aldılar.





Sonrasında ise, Nedim Atilla ve Mehmet Yaşin, "Anadolu Lokantaları" isimli söyleşiyle Anadolu Lokantaları ve Türk Mutfağı hakkındaki izlenimlerini dile getirdiler.




Nedim Atilla’nın moderatörlüğündeki panelde Prof.Dr. Artun Ünsal, Sabri Koz ve Doç.Dr. Özge Samancı “Tarihsel Miras Değeri Olarak Türk Mutfağı” konusunu irdelediler.




İkinci günün ikinci panelinde, “Türk Mutfağı’nın Kültürel Miras Değeri”nin ele alındığı ve Nedim Atilla’nın moderatörlüğündeki toplantıda bu kez Nevin Halıcı, Aylin Öney Tan, Nilhan Aras ve Nihan Kadıoğlu Çevik söz aldılar.




İkinci günün son aktivitesinde ise, Türk Mutfağı Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulması hususunda devlet tarafından da çıkarılan kararname ile hayata geçirilmesi planlanan bir Türk Mutfağı Akademisi’nin Gazi Üniversitesi bünyesinde açılması hususunda ciddi girişimlerde bulunan Prof.Dr.Nevzat Aypek ile sektörün tanınmış simalarından Yurdaer Kalaycı birikimlerini aktardılar.




ÖZLEMLE BEKLENEN BÜYÜK GÜN

Zirvenin son gününde ise ünlü Hacı Abdullah Lokantası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Korun katılımcılara hitaben, “Osmanlı Saray Mutfağı ve Hacı Abdullah Lokantası’nın Lezzet Serüveni” konusuli bir konuşma gerçekleştirdi.



Yıllardır özlemi çekilen Türk Mutfak Zirvesi’ni gerçekleştirmenin heyecanını yaşadığını söyleyen Hacı Abdullah Lokantası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Korun, Osmanlı Saray Mutfağı ve Hacı Abdullah Lokantası’nın lezzet serüveni hakkında katılımcılara bilgi aktardı.

Osmanlı Saray Mutfağı denilince, muhteşem lezzetler ve muazzam sofraların akla geldiğine değinen Korun, “Osmanlı mutfağının gelişip oluşması 2. Murat döneminden sonra başlamaktadır. Zira, Fatih Sultan Mehmet Hanı’ın babası 2. Sultan Murat zamanına kadar gerek halk sofralarında, gerek saray sofralarında yemek düzeni çok sade, çeşitler de çok azdır.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın döneminde ise Saray Mutfağı’nda ciddi bir ilerleme görmekteyiz. Onun dönemine ait kayıtlarda, Saray Mutfağı’nın yemek çeşitlerindeki değişimi ve gelişmeyi fark etmek mümkün.” ifadelerini kullandı.

Osmanlı mutfak kültüründe sağlıklı beslenmenin düsturuna işaret eden Korun, “Binlerce çeşit yemekle damağa ve göze hitap eden bir kültürün sahipleri, ‘Az yiyen melek olur / Çok yiyen helak olur’ sözleriyle aynı zamanda sağlıklı beslenme konusunda da nasihatten geri durmamıştır.

Osmanlı mutfağına 1700’lü yıllarda giren patlıcanın 283 çeşit yemeği yapılan saraydan bugüne, sadece 70 çeşit yemek yapabiliyoruz. Daha acı olanı ise 6000 yemeğimizin kayıp olmasıdır.

Bu müthiş bir zenginliktir. Batı medeniyetinin bütününde bu sayıyı yakalamak imkansızdır. Ancak onlar buna rağmen müthiş araştırma çalışmaları yapıyorlar. Dünya mutfağının bir çok örneğine sahip çıkıyorlar. Biz ise mevcudu bile koruyamıyoruz.” serzenişinde bulundu.

Bu konuda arşiv görevlilerine büyük görevler düştüğünün altını çizen Korun, “Üniversitelerimize, akademisyenlerimize, Kültür ve Turizm yetkililerimize, hülasa elini taşın altına koyacak her bir insana görevler düşüyor.

Eşsiz lezzet hazinemiz her geçen gün biraz daha unutulmaya yüz tutsa da, bizler bu muhteşem kültürü yaşatmak için tüm gayretimizle çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.




SARAY MUTFAĞINI TEMSİL EDİYOR

Hacı Abdullah Lokantası hakkında da katılımcılara bilgi aktaran Abdullah Korun, “Hacı Abdullah Lokantası 1888 yılında Karaköy’de; daha önceleri Saray Mutfağında yıllarca çalışmış olan Abdullah Efendi tarafından kurulmuştur.

Tarihi seyir içerisinde kısa gelgitler yaşansa da, bu asırlık lezzet çınarının devam etmesini sağlamak amacıyla çalışma arkadaşlarımla birlikte 1982 yılında işletmenin yönetimini omuzlarımıza yüklendik.

Hacı Abdullah Lokantası, 123 yıllık tarihiyle Osmanlı yemek kültürünü yaşatan bir mekan. Her tarafından tarih fışkıran lokanta; sadece bir karın doyurma yeri değil, aynı zamanda bir yemek müzesi. Mesela bir hünkar beğendi Osmanlı Sarayı"nda nasıl yapılıyorsa, Hacı Abdullah’ta da aynen yapılıyor.” dedi.

Korun, “Kuruluş sürecinde şehzadelerin vazgeçilmez mekanı olan müessesemiz, bugün de hanedan mensuplarının düzenli olarak uğrak yeri durumundadır. 28 Kasım 2011 tarihinde Osmanlı Hanedan Mensuplarını müessesemizde ağırlama şerefine nail olduk.

Özetle, Sultan Abdülhamit Han’dan Mustafa Kemal’e, İsmet İnönü’den Adnan Menderese, Turgut Özal’dan Recep Tayyip Erdoğan’a kadar her bir siyasetçi uğramıştır bu lezzet durağına” şeklinde konuştu.




SEVEREK YAPAN EN İYİSİNİ YAPAR

Konuşmasında yeni yatırımcılara başarı ve kurumsallaşma yolunda önemli bilgiler veren Abdullah Korun, “Usta-çırak ilişkileri eskiden çok farklıydı. Bir insan çocuğunu bir yere verdiği zaman hiçbir şey sormaz, “Eti senin, kemiği benim” derdi ve çocuğunun iyi bir meslek sahibi olmasını isterdi. Tabi bunun sonucu olarak da gerçekten insan yetişiyordu. Disiplin olmayan yerde laçkalık vardır. Maalesef bu gün o değerleri kaybettik. Çırak ustasını yok sayıyor. Halbuki eskiden çırak ustasının yanında konuşmaktan bile imtina ederdi… Bu bir meslek disipliniydi. Ancak böyle yetişen çırak da 2-3 senede öyle yetişiyordu ki, kendine güven kazanıyor, mesleğini en iyi şekilde öğreniyor ve icra ediyordu.
Başarı için muhakkak bir bedel ödenmesi gerektiğini belirtmek isterim. Ne iş yaparsanız yapın, işe samimi olarak sarılmak gerektiğini unutmayın.
Hangi meslek olursa olsun, bir kere insan yaptığı işi severek yapacak. İçinden gelerek yapacak ve sabr-ı sebat gösterecek. Bir işin çıraklığını, hamallığını yapmadan o işi başarmanın imkan ve ihtimali yoktur. Bir de insanın mesleğine karşı sürekli kendini geliştirme gayretinde olması gerekir. Bu konuda gaye sadece para kazanmak olmamalı. Elbette para kazanma isteği olacak, ancak madde ikinci planda olmalı. Zaten mesleği birinci planda tuttuğunuz zaman diğeri kendiliğinden oluyor. Ben mesleğe başladığım 50 sene önceki mesleki heyecanımı bu gün de sürdürüyorum. Hala ‘misafirlerimizi nasıl daha memnun edebilirim’ düşüncesindeyim.


İnsan önce samimi olmalı, dört elle işine sarılmalı, sevgi ve saygı ölçüsünü iyi ayarlamalı. Adab-ı Muaşeret olmazsa olmazlarımızdan… Severek yapan, en iyisini yapar. Yani, temelleri sağlam atmalıyız ki, sağlam binalar inşa edebilelim.” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

Etkinliğin son ayağında ise sektörün sorunlarını çözme amacıyla bir çalıştay gerçekleştirildi. Katılımcılar Bakanlık yetkilileriyle soru-cevap şeklinde söyleşerek meselelrini dile getirdiler.

Zirve sonunda esnaf oda başkanlarına birer plaket ile teşekkür eden Aykut Yenice, katımılcılara ise "1. Türk Mutfağı Katılımcı Belgesi" takdim etti.




banner21

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Kırmızı et fiyatlarının artışı hangisi ile ilgilidir?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV
    banner20