Maden suyu potansiyelinin yüzde 2'si kullanılıyor

Türkiye'de maden suyu potansiyelin yüzde 2'sinin kullanılıyor ancak şişeleme sorunu büyümeyi engelliyor.

Maden suyu potansiyelinin yüzde 2'si kullanılıyor

Maden Suyu Üreticileri Derneği (MASUDER) Genel Sekreteri Levent Sungur, geçen yıl kişi başı 7,6 litre olan maden suyu tüketimini bu yıl 30 litreye çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Sektörün cam şişe temininde sorun yaşadığını anlatan Sungur, "Bu durum sektörü önemli ölçüde olumsuz etkileyecek ve büyük ölçekte yapılan yatırımların karşılığı alınamayacaktır" dedi.

Sungur, Türkiye'nin maden suyu kaynağı bakımından zengin olduğunu belirterek, buna rağmen az tüketildiğini anlattı.
Yeterince tanıtım yapılmamasının tüketimin azlığıyla ilişkili olduğunu savunan Sungur, maden suyunun sadece "hazmı kolaylaştırıcı içecek" şeklinde algılandığını aktardı.
Sungur, dernek çalışmalarıyla yanlış anlaşılmayı değiştirmeye çalıştıklarını anlatarak, "2012'de yıllık tüketim miktarımız kişi başı 7,6 litredir. Bu oran İtalya'da 170, Belçika'da 136, Fransa'da 130, Almanya'da 120, İspanya'da da 110 litredir. Kaynak açısından zengin olmamıza rağmen ne yazık ki maden suyu tüketimimiz gelişmiş ülkelere kıyasla çok düşüktür" diye konuştu.

"Potansiyelin yüzde 2'si kullanılıyor"
Türkiye'de tespit edilen 225 kaynaktan günlük maden suyu boşalımının 63 milyon litre olduğunun tahmin edildiğini dile getiren Sungur, potansiyelin yüzde 2'sinin kullanıldığını kaydetti.
Geri kalan yüzde 98'lik kısmın boşa aktığını vurgulayan Sungur, geçen yıl üretimin 530 milyon litre olduğunu ifade etti.
Sungur, ihracatın yaklaşık 60 milyon litre olduğunu belirterek, ihracat azlığının navlun maliyetinden kaynaklandığını aktardı.
Türkiye'de 1999'da maden suyu tüketiminin kişi başı 1,5 litreden 7,6 litreye ulaştığına dikkati çeken Sungur, "2023 yılı hedefimiz maden suyu tüketimini kişi başı 30 litreye çıkarmaktır. Konunun uzmanlarınca çocuklardan yaşlılara kadar özellikle mineral takviyesi amaçlı günde 1 veya 1,5 litre maden suyu içmeleri öneriliyor. Ayrıca spor aktiviteleri sonrası terlemeyle oluşan su ve mineral kaybını karşıladığı bilimsel deneylerle ispatlanmıştır" şeklinde konuştu.
Sungur, maden suyunun yönetmelikle mineralli su kapsamına alınmasının kamuoyunda belirsizliğe neden olduğunu savunarak, konuyla ilgili birçok soruyla karışlaştıklarını kaydetti.

"Sektörde cam şişe sorunu"
Sungur, doğal maden suyu üretim maliyetinin yüzde 80'inin ambalaj malzemelerinden oluştuğuna işaret ederek, idare payının ambalaj malzemeleriyle hesaplanmasının sektöre yük getirdiğini dile getirdi.
Sektörün cam şişe temininde sorun yaşadığını anlatan Sungur, "Bu durum sektörü önemli ölçüde olumsuz etkileyecek ve büyük ölçekte yapılan yatırımların karşılığı alınamayacaktır. Üyelerimizden gelen şikayetlerde şişesizlik nedeniyle çalışmalarının kesintiye uğradığı ve makinelerinin uzun süre çalışmadığı yönündedir" ifadesini kullandı.
dunya.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner50

banner52