Gidavitrini.com.tr - Güvenli gıda, tarım ve güncel gıda haberleri

Sucukta karmin, zeytinde tekstil boyası var?

Gıda Güvenliği

Helal Gıda Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı'ndan şok açıklamalar: "Sucukta Karmin Böceği, zeytinde tekstil boyası var."

"Helal gıda deyince akla sadece 'domuz yağı ve katkıları, alkol yoktur' cümlesinin gelmemesi gerektiğini söyleyen Helal Gıda Denetim ve Sertifikalandırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Selahaddin Alıç 'Biz sertifikamızı sadece Kur'an'da haram olarak belirtilmiş sınırlara göre vermiyoruz. İnsan sağlığına, hayvan sağlığına ve çevreye zarar veren maddeleri içeren bir ürüne biz sertifika vermeyiz" dedi. 2010 yılından bu yana kendilerine başvuran 287 firmadan sadece 3 tanesine sertifika verebildikleri gerçeğini açıklayan Alıç "Sucuk, salam, pastırma gibi et ürünlerinde dinamit yapımında kullanılan nitrit ve nitrat gibi zararlı maddeler binde 0,05 oranında konulması gerekirken bazı üreticiler rekabetten dolayı daha fazla koymaktadırlar. Etin kıpkırmızı gözükmesi için ise karmin böceği kullanırlar."dedi. Sağlıklı nesiller için yediğimize içtiğimize dikkat etmemiz gerektiğini belirten Alıç şunları söyledi:
HELAL OLAN HEM GÜVENLİDİR HEM SAĞLIKLI
'Allah helal ve haram olanı belirlemiş, biz herhangi birşey için helaldir ya da haramdır demiyoruz. Allah'ın helal kıldığı her maddede hem güven vardır, hem sağlık vardır. Ürünler besleyici maddeler barındırdığı için sağlıklı olabilir ama bu maddeler güvenli olmayabilir. Helal sertifikası verdiğimizde biz bu ürün için hem güvenlidir, hem de sağlıklıdır demiş oluyoruz.

287 FİRMADAN SADECE 3 TANESİ SERTİFİKA ALABİLDİ
'Biz sertifikamızı sadece Kur'anda haram olarak belirtilmiş sınırlara göre vermiyoruz. Bizim alkol ve domuz katkılı ürünlerin dışında incelediğimiz başka kriterlerimiz de var. İnsan sağlığına, hayvan sağlığına ve çevreye zarar veren maddeleri içeren bir ürüne biz sertifika vermeyiz. 2010 yılından bu yana bize başvuran 287 firmadan sadece 3 tanesine sertifika verebildik. Biz sertifikalandıracağımız bir ürünü, üretildiği çevre, bina, alet ve ekipmanlar, personel, labaratuvar, depo, temizlik ve dezenfeksiyon, evcil hayvan ve zararlı canlılar var mı?, iş yerinde kullanılan su, buz, buhar, ziyaretçiler ve mevzuat başlıkları altında derinlemesine bir incelemeye alırız. Tek bir küçük sorunu dahi görmezden gelmeyiz.'

SUCUKTA KARMİN BÖCEĞİ, ZEYTİNDE TEKSTİL BOYASI VAR
"Gıdaların içermesi gereken belirli standartlar vardır. Mesela sucuk, salam, pastırma gibi et ürünlerinde yağ miktarı belli oranda olmalıdır. Bunun yanında bu ürünlerde dinamit yapımında kullanılan nitrit ve nitrat gibi zararlı maddeler binde 0,05 oranında konulması gerekirken bazı üreticiler rekabetten dolayı daha fazla koymaktadırlar. Bu yüzden bu ürünler sağlıksız şekilde 2-3 ay market raflarında bozulmadan durmaktadır. Etin kıpkırmızı gözükmesi için ise karmin böceği kullanırlar. Biz bu maddelere kesinlikle karşıyız, renk verilmesi gerekiyorsa gıda boyası kullanılmalı diyoruz. Sadece et ürünlerinde değil zeytinde de sorunlarla karşılaşıyoruz. Zeytini tekstil boyasıyla boyayıp üzerine ayçiçek yağı döküyolar. Bize şimdiye kadar müracaat eden hiç bir zeytin üreticisine sertifika veremedik.'

HELAL SERTİFİKA DİYE VERGİ LEVHASI GÖSTERDİLER
'Bir gün İstanbul Fatih'te bir büfe gördüm. Camını Arapça helal yazılarıyla donatmışlar. İçeri girdim Arapça 'merhaba helal mi bunlar?' dedim. Sertifikayı sordum. Personel bana sertifika diye vergi levhası gösterdi. 'Niye yalan söylüyorsun?' dedim. 'Abi sen türk müydün ne olur idare et'dedi. Bir böyle sahtekarlar var. Bir de bu sahtekarlara 1500 liraya helal gıda sertifikası veren dernekler. En kötüsü de bu dernekler pirinç içerisindeki beyaz taş gibidir. İslami tavırları, fiziki görünüşleri kesinlikle şüphe uyandırmaz Bu iş para için yapılmaz, Allah için yapılır.'

TÜRKİYE'DEKİ İNSAN İNSAN DEĞİL Mİ?
"Geçenlerde İngiltere'ye gönderilmesi için bir firma, Uşak'ta 2 bin takım elbise yaptırdı. Ürünler daha uçakla İngiltere'ye inmeden tekrar geri gönderildi. Nedeni ceketin sol iç cebindeki astarının kanserojen madde içermesi. Denetim için üretici firmaya gittik, karşılaştığımız cevap karşısında çok üzüldük. Bize 'takımların ihracat için olduğunu söylenmedi, Türkiye için hazırladık.' dediler. Türkiye'deki insan insan değil mi? Bu özrü ayıbından büyük bir durum.'

İNSANLAR EVLERİNDEKİ TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİL
'İnsanlar giydikleri elbisenin, tencerenin, şampuanın, parfümün içeriğine bakmıyolar. İç çamaşırlarının içerdikleri maddeler bel ağrılarına neden oluyor. Yediklerimiz, içtiklerimiz, giydiklerimiz içerlerinde barındırdıklarıyla obezite, kanser gibi hastalıklara yol açıyor. İnsanlar evlerinin içine kadar giren tehlikenin farkında değil' diyen Alıç, 'İstatistiklere göre Türkiye'de 2030 senesinde yaklaşık 6 milyon kişi kanser hastası olacak. Bunun nedeni yediklerimiz içtiklerimiz. Bu konuda duyarlı olmalıyız. Önümüze gelen her gıdayı kontrol etmeden tüketme çabasındayız. Bunu bizim inancımıza, kendimize, bedenimize, neslimizden gelecek evlatlarımıza bir vurdumduymazlık bir saygısızlık olarak nitelendiriyorum.'

HELAL SERTİFİKA NASIL VERİLİR?

'Bir akademisyen başkanlığında alanına göre uzman mühendisler ( gıda mühendisi, ziraat mühendisi) başvurusu yapılan ürünü denetlemeye giderler. Üründen üç tane numune alırlar. Bize bunu rapor ederler. Aldıkları 3 numnuneyi dünyaca tanınmış uluslararası 3 labaratuvara göndeririz. Bu labaratuvarlar ürünü inceledikten sonra bize 3 rapor gönderirler. Toplam 4 raporu bu kez objektifliği sağlamak amacıyla ürünü üreten firmanın ismini gizli tutarak 7 kişinin bulunduğu bilim ve teknoloji yüksek kuruluna göndeririz. Buradan da bize bir rapor gelir. Bu sefer bu raporları ilahiyat ve fıkıh yüksek kuruluna göndeririz. Burada da ayet ve hadise aykırılık, insan sağlığını tehdit edecek bir unsur var mı kontrol edilir ve biz tüm bu incelemeler sonucunda helal gıda sertifkasını ürüne veririz. Sertifikamızı firma bize hangi ürün için başvurduysa, o ürüne veriririz. Firmanın kendisine vermeyiz.'
stargazete.com
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.