Gidavitrini.com.tr - Güvenli gıda, tarım ve güncel gıda haberleri

Doygun Ekmek'ten yeni un tebliği'ne tam destek

Güncel

Son günlerin en sıcak konusu "ekmek" hakkında sektörden tepkiler gelmeye devam ediyor. Doygun Ekmek'ten 'un tebliği'ne destek geldi...

Gıdavitrini - Ekmek israfı, beyaz ekmeğin azaltılması ve hatta Başbakanlık’ta beyaz ekmeğin kaldırılması gibi konularla son günlere damgasını vuran gündem maddelerinin başında ekmek geliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ekmeğin formülünü değiştirecek yeni Un Tebliği de 29 Ocak’ta Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu’na sunuldu. Temmuz 2012’de yürürlüğe giren Ekmek Tebliği ile ekmeğin içindeki kepek oranının artırılması ve tuz oranının azaltılması gibi uygulamalar söz konusuydu, şimdiyse bakanlık işin kaynağına inerek un üreticilerine yönelik bir tebliğ hazırladı. Yakın zamanda yürürlüğe girmesi beklenen yeni Un Tebliği ile sofralarımızda, tüketim alışkanlıklarımızda ve dolayısıyla hayatımızda ne gibi değişiklikler yaşanacağını, Türkiye’de tam buğday ekmeğinin ilk üreticisi olan Doygun Ekmek’in Pazarlama Müdürü Burcu Özcan değerlendirdi.
Yılda 250 bin futbol sahası kadar tarım alanından elde edilen buğdaydan tasarruf edilecek
Geçen yılın Temmuz ayından itibaren ekmeğin standardı değiştirilmiş, kepek artırılıp tuz oranı azaltılmıştı. Ancak un üretiminde değişiklik olmadığı için fırıncılar karışımı kendileri yapmak zorunda kalmış, bu durum da Ekmek Tebliği'nin uygulamasında başarısızlıklara neden olmuştu. Yeni Un Tebliği ile bu sorunların aşılacağını belirten Doygun Ekmek Pazarlama Müdürü Burcu Özcan, “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırladığı Un Tebliği taslağına göre ekmeklik buğday unundaki kepek oranının alt limiti 0.70, üst limiti ise 1.00 olacak. Daha önce beyaz ekmek unu için 100 kilogram buğdaydan 55kilo un çıkarılırken bu oran, içinde kepeği bırakılarak önce 65 kiloya, kabul edilmesi durumunda ise 70 kiloya ve daha üstüne çıkarılacak. Hatta tam buğday ekmeklerinde 100 kg buğdaydan yaklaşık 98 kilo un elde edilir yani neredeyse sıfır fire vardır. Tüm bunlar tasarruf sağlar.” dedi. Özcan, bu uygulama ile unun veriminin artacağını vurgulayarak Türkiye’nin ekmek yapımında yılda bir milyon tonluk buğday tasarrufu elde edeceğini hatırlattı. Bir futbol sahası kadar tarım alanından ortalama 4 ton buğday elde edildiğini ifade eden Özcan, “Bu hesaba göre tasarruf edilecek yıllık bir milyon tonluk buğday miktarı, 250 bin futbol sahası büyüklüğünde tarım alanında üretilen buğdaya denk geliyor. Bu aynı zamanda çiftçimizin emeğinin, yaktığı mazotun ve suyun da boşa gitmesini engelleyecek.” diye konuştu.

Yeni ekmeğin tadı çok değişmeyecek, rengi biraz koyulaşacak
Fırıncıların ekmek yapımında sadece tebliğe uygun olan kepeği artırılmış bu unu kullanabileceğini söyleyen Özcan, yeni ekmeğin eskisinden sadece biraz daha koyu renkli olacağını ancak sanıldığı gibi tadında çok büyük bir değişiklik olmayacağını vurguladı.

Doğru ekmek tüketimi sağlık harcamalarında milyarlarca lira azalma sağlar
Özcan, yeni tebliğin ardından üretim aşamalarında bir uyum sürecine ihtiyaç olabileceğini belirtti. İlerleyen dönemlerde buğdaydan üretilen unun veriminde artış yaşanacağını vurgulayan Özcan, verimliliğin un fiyatlarına yansıması durumunda ekmek fiyatlarında da bir miktar düşüş yaşanabileceğini ifade etti. Doğru ekmek tüketiminin kişilerin sağlığını olumlu etkilemesi nedeniyle devletin ve bireylerin sağlık harcamalarını milyarlarca lira azaltacağını vurgulayan Özcan, iş gücü kaybının azalmasının da ciddi bir ekonomik katkı olduğunu söyledi.

Günlük ekmek tüketiminin en az yarısı tahıllı ekmek olmalı
Sağlıklı beslenmenin sırrının beyaz un ve tahıllı undan yapılmış ürünleri dengelemekle sağlanabileceğine dikkat çeken Özcan, “Beyaz una elveda dememize gerek yok. Biz hamur işlerine düşkün bir toplumuz. Bir toplumun alışkanlıklarını kökten değiştirmek çok mümkün olmaz ama şu dengeyi mutlaka gözetmemiz gerekiyor. Yaşa ve bünyeye göre günde ortalama 6-12 dilim ekmek tüketimi ideal ve bu 6-12 dilimin en az yarısının tam buğday, tam çavdar, çok tahıllı gibi tahıllı ekmek grubundan olması gerekir. Çünkü bu ekmeklerin besin değeri çok yüksek, içerisinde B ve E vitaminleri mevcut.” diye konuştu. Günlük enerjimizin yüzde 60’ını karbonhidratlardan aldığımızı vurgulayan Özcan, bunun da yüzde 50’sinin ekmekten geldiğini ve bu nedenle tahıllı ekmek tüketiminin çok önemli olduğunu ifade etti.

Tam buğday ekmeği kalp, damar, şeker hastalıklarına karşı korunmaya yardımcı
2007 yılında yılda 200 kilo kişi başı ekmek tüketimi ile dünyada en çok ekmek tüketen ülke olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girdiğimizi hatırlatan Özcan, ülkemizde sağlıklı nesiller yetişmesi için besin değeri yüksek ve düşük yağ içeren tam buğday ve tam tahıllı ekmeklerin tüketilmesi gerekliliğine vurgu yaptı. Tam buğday ve tam tahıllı ekmeklerin lif oranının yüksek olması sebebiyle sindiriminin kolay olduğunu ve kolesterol seviyesinin düşürülmesine yardımcı olduğunu söyleyen Özcan, bu nedenle kalp, damar ve şeker hastalıkları ile bazı kanser türlerine karşı da korunmaya destek olduğunu bildirdi.

Tahılların faydalarını araştıran AB projesine destek olan tek Türk firması Doygun Ekmek oldu

Tahıllı ekmek tüketiminde Avrupa’daki durumu da değerlendiren Özcan, tam tahılların faydalarını araştırmak ve halka duyurmak için Avrupa Birliği’nin 2006-2010 yılları arasında 5 yıl süren milyonlarca Euro bütçeli bir mega AR-GE projesi gerçekleştirdiğini anlattı. HEALTHGRAIN adlı bu proje kapsamında 15 ülkeden 43 büyük üniversite ve araştırma kuruluşunun konuyu her yönü ile incelediğini söyleyen Özcan, tam tahıllarla beslenmenin faydalarının kanıtlandığını, birçok sağlıklı ve lezzetli ürün geliştirildiğini, kanun ve tüzüklerde değişiklikler yapıldığını ve tüm bunların geniş kampanyalarla halka duyurulduğunu açıkladı. Özcan, Türkiye’de tam buğday ekmeğinin ilk üreticisi ve tam buğday teriminin isim babası olan Doygun Ekmek’in tek Türk firması olarak bu projenin 61 endüstriyel ortağından biri olduğunun da altını çizdi.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.