Gidavitrini.com.tr - Güvenli gıda, tarım ve güncel gıda haberleri

Müsiad'dan 'gıda ve GDO' uyarısı!

Gıda Ekonomisi

2012 Ekonomi Raporunu açıklayan Müsiad, gıda sektörü ve GDO konusunda Bakanlığa önemli tavsiyelerde bulundu.

Gıdavitrini - ‘2012 Yılı Ekonomi Raporu’nu açıklayan MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, “Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda hedeflenen kalkınma düzeyine ulaşması için dikkat etmesi ve aşması gereken eşik, ‘Orta Gelir Tuzağı’dır” dedi.
MÜSİAD tarafından her yıl hazırlanan ve ekonominin mevcut göstergelerini analiz etmekle kalmayıp, ileriye dönük vizyon çizme özelliği taşıyan MÜSİAD Ekonomi Raporu bir basın toplantısı Genel Başkan Nail Olpak tarafından açıklandı. Açıklamada, gıda sektörünün son durumuna ilişkin çarpıcı tespitler kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye ekonomisi için, sadece konjonktürel değil, aynı zamanda vizyoner bir tablo çizen ve ve bu konudaki kalite ve tutarlılığını, altını çizdiği kritik temaların gündeme gelmesi ve önemini korumasıyla yıllar boyunca ispatlayan MÜSİAD’ın Ekonomi Raporu bu yıl ‘Orta Gelir Tuzağı’na dikkat çekti.

Raporun tanıtım toplantısında, Tayland, Filipinler ve Malezya’dan orta gelir tuzağına kapılmış ülkeler olarak bahseden MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, “Bu ülkeler, düşük büyüme hızlarıyla, tabiri caizse, uzun süre yerlerinde patinaj yaparak yerinde saymakta ve adeta bir sarmalın içinde hapsolmuştur. Latin Amerika ve Güneydoğu Asya ülkesinin de bu patinaj tuzağından hala çıkamadığı görülmektedir. Türkiye’nin de, 2004’te girmiş olduğu orta gelir grubundan sıyrılarak bir an evvel 25 bin dolarlık bir hedefe ulaşması ve gelişmiş ülkeler arasına girebilmesi için, birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bu tuzağın farkında ve bilincinde olarak, atacağı adımlara şimdiden dikkat etmesi gerekmektedir” dedi.

Müsatkil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından hazırlanan ‘2012 Türkiye Ekonomisi Raporu’ Genel Başkan Nail Olpak tarafından Genel Merkez Binası’ndan gerçekleşen bir basın toplantısıyla açıklandı.

SEKTÖREL POLİTİKALAR
MÜSİAD, gerek iktisadi araştırmaları neticesinde ulaştığı sonuçlar, gerekse içinde bulunduğu iş dünyasında yaptığı yakın gözlemler ve değerlendirmeler neticesinde, 2012 ve sonrası geliştirilecek büyüme stratejisi kapsamında, gerek kalkınma gerekse cari açığı azaltma açısından, belli başlı sektörlerin birincil öncelikle ele alınması gerektiğine inanmaktadır.

GIDA VE TARIM SEKTÖRÜ
Mikro havzalardaki tıbbi, besi, lezzet, aromatik ve baharat değeri olan endemik bitkilerin ekonomiye kazandırılması.

Bunun için, Coğrafi İşaretler ve Mahreç Kanunu çıkarılmalı, cırgalan biberi, yamula patlıcanı, hisar domatesi, kam kavunu ve uzun elma gibi nitelikli endemik tohumların bulunduğu mikro havzalar koruma altına alınmalıdır. Ayrıca, bu ürünler için özel sertifikalandırma yapılmalı, özel teşvik verilmeli ve ‘fonksiyonel gıdalar’ adı ile ayrı bir ürün konsepti oluşturulmalı, konvansiyonel pazar dışında özel bir pazar oluşturulmalıdır. Bu teşvik, biyolojik çeşitliliğin korunmasını ve kırsal kalkınmayı sağlayacak, yeni ihracat kalemleri oluşturacak, şehirlere hızlı göçü az da olsa engelleyecektir.

Sektörün, GDO ve zararlı katkıların olumsuz etkisinden arındırılması

Gıda sektörünün GDO ve zararlı katkıların etkisinden kurtarılması için, Bakanlığın güvenilir paydaşlarından, otoriter kurum ve bilim adamlarından, STK’lardan destek alarak bilgilendirme çalışmaları yapılmalı, tüketici aydınlatılmalıdır. Yine bu bağlamda, gıdaların, tohumdan tabağa kadar üretim, taşıma, depolama gibi her aşamasında bütün kritik noktalarda sıkı bir denetim yapılması gerekmektedir. Taklit ve tağşiş uygulaması, tüketici açısından oldukça mühim olmakla birlikte, işletme ve stoklarda daha sıkı denetimler yapılarak, yani HACCP gıda güvenlik sistemini daha etkin uygulayarak tüketim öncesi tedbirlerin alınması ve caydırıcılığın sağlanması, işletmeleri yaralamadan, markaların değerini düşürmeden sektörün daha hızlı gelişmesini sağlayacaktır.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.